18 Ekim 2026 Pazar

ENDER ŞAHİN: “SAKLI SEVDAM”

 

“Unutmamak unutulmamak ne güzeldi.”

ENDER ŞAHİN: “SAKLI SEVDAM”

Ender Şahin, yazın dünyasına kattığı şiir/hikaye çalışmalarını polisiye romanı dizisi ile çeşitlendirmesinin ardından, bu kez 6.romanı “Saklı Sevdam” isimli çalışmasını (Çoban Yayınları 174 sayfa) 2026 sonbaharında okuyucuları ile buluşturdu. 

(Roman, yazarın 2010 yılında yayımladığı şiir kitabının “Saklı Sevdam” isminden esinlenerek, kaleme aldığı bir çalışma.)

Kitaba editör olarak katkı sunan Doç. Dr. Veysel Dinler; içimizden akademi dünyasına transfer olan bir değerimiz, bir kardeşimiz, akademik yaşamında başarı ve kolaylıklar diliyorum.

Saklı Sevdam…

Bir polis müdürünün kişisel/aile yaşantısından mesleki yaşantısına, zorlu bir görevin başarıyla tamamlanmasına, mutsuz bir evlilik yaptığı ilk eşinden ayrılışının ardından ilk/ortaokul arkadaşı (çocukluk aşkı) ile uzun yıllar sonra karşılaşmasına, onunla yeni bir yuva kurma yanında yıllarını verdiği mesleğinden emeklilik kararına, daha üst görevlere gelmeyi bekleme yerine yeni bir yaşama yelken açarak, hırs/başarı yerine mutluluğun tercih edildiği bir yaşam öyküsü.

Günlük yaşamın içerisinde yazarlar/şairler yanında, Türk müziğinden nağmelerle, sanata/sanatçıya saygı çerçevesinde; toplumun sosyal yaşamına ve kültürüne anlam/renk katan, katkı veren söz yazarı/besteciler ve eserleri; Türk sinemasından oyuncular/filmleri gibi kültürel bir doluluk oluşturulmuş.

Mesleki yaşamın toplumsal yaşamla içiçe ilişkilerini, yapılan görevin kutsiyeti yanında adalet duygusunu öne çıkaran mesajlar vermesi çok önemli.

Yakın tarihimiz açısından işgale destek veren emperyal güçlerin kurtuluşu/ bağımsızlığımızı / cumhuriyeti hazmedemeyip sinsi faaliyetlerine herdaim devam ettikleri yadsınamaz bir gerçeklik. Bu bağlamda ülke sorunları, toplumsal gerçeklikler ile cumhuriyet/ kurucu ilkeler/laiklik gibi toplumsal değerler yanında vatanseverlik ve ihanet konularında hatırlatmalarla, büyük önder Atatürk’ten özlü sözlerle olaylar bütünleştirilmiş.

Yazar, -birey olarak kendinizden/çevrenizden birşeyler bulabileceğiniz bir eserde- kendine özgü yaşanmışlıklar içerisinden anlatımlarla, herkesin kendi yaşam kesitlerinden özdeşleştirebileceği birşeylere dokunacak, okuyucuyu da konularla bütünleştirecektir: 

Okuyucuyu tasvire boğmayan, hemen sonuca ulaştırmayan, sözlü kitap anlatım tekniğiyle sürükleyici ve okuyucuyu nasıl sonuçlanacak diye kendine bağlayan, ara ara ipuçlarıyla öykünün daha hazin bir şekilde sonuçlanma düşüncesinin aksine sevgiyi öne çıkaran bir roman.

…

Adalet /Adil olma olgusu, Haksız kazanç/Rant üzerine;

Emekli hakimin hukuk fakültesi öğrencisi iken “Berlin’de hakimler var” hikayesi hakim olmasında etkili olurken; “18. yy Almanya’sında yaşlı bir değirmencinin toprağını isteği dışında zorla almak isteyen Kral karşısında “Berlin’de hakimlerin yarattığı özgüven” adalet duygusu bağlamında çok önemlidir.”

Bu kararda kendi vatandaşına adaletin güvencesi olan hakim, başka bir ülkenin vatandaşına yapılan suikastın yargılamasında; 20. yy’da1921’de Berlin’de Ermeni terörist tarafından katledilen Talat Paşanın katilinin “tehcirden dolayı travma/cinnet geçirmesi” gerekçesiyle beraati siyasi bir kararla adaletin katledilmesi” şeklinde, tarihe adil olmayan kötü bir emsal karar bırakmıştır.

(Günümüzde ise yargının siyasallaşarak -özellikle muhaliflere yönelik- baskı aracına dönüştürülmesi, vicdanları kanatmakta, yargının ve devletin saygınlığını yaralamaktadır.)

“Bir yargıç adil olmayan bir karar verdiğinde adaletin simgesi teraziyi tutan kadının bağrına paslı bir hançer saplamış olur. Acısını mağdur olan çeker.”

“Bir kese kağıdının bile darasını alarak müşterilerinin hakkını koruyan bakkal amcaların hikayesini anne-babasından dinlemişti: Ahlak ve adalet diyordu.”

“6-7 Eylül olaylarında kuyumcu ve azınlık evlerinden gasp ettikleri altın ve paralarla arsa/arazi/dükkan/ daire/ işhanı alınması; komşularının emanet bıraktıkları menkullerin” iç edilmesi gibi servet gasbı ve haksız kazanç niteliğindeki olayların yarattığı travmalar devlete/hukuka olan güveni sarsacaktır.

Kitaplar/okuma alışkanlığı üzerine;

Okuma alışkanlığı konusunda günlük gazetelerle yetinmeyip, akşamları da kitap okunması ve bunu tatile çıktığında günlük bir işleve dönüştürülmesi, kitapların önemsenmesi ve bilgiye değer verilmesi şeklinde örnek oluşturacaktır.

“Birer ikişer satın alırken elinize hafif geliyor. Kolilere koyup taşırken ne kadar ağırlarmış diyoruz. Ancak içlerindeki bilgilerin çok daha ağır ve değerli olduğunu okuduğumuzda anlıyoruz. O bilgiler zaman içinde ülkeden ülkeye, kıtadan kıtaya ulaşıyor; bilgili/bilge insanlar yetişiyor.”

Toplumsal bilinçlenme/gelişme çerçevesinde; kitap vb nesneler almak/hediye etmek doğal olarak kültürel gelişime de katkı sunacaktır.

“Özellikle yeni basılmış bir kitabın sayfalarından yayılan kokunun çiçek kokusundan bence farkı yok.”

“Ve birbirimize kitap hediye ederdik.”

Hayvanlar ve Sevginin Gücüne ilişkin;

İnsanlar açısından hayvanlara karşı davranış biçimi yürekteki sevginin birnevi pekiştirilmesidir. Balıkçının martılara ilişkin; “Onlar benim eskimeyen dostlarım” sözleri doğa dostlarının çoğunlukta olduğu ve “İnsanları tanıdıkça hayvanları daha çok seviyorum” söylemi ise çevremizdekilere kızgınlığın genelleştirilerek ifade edilmesidir.

“Köpek, çocukların ona sevgiyle yanaşması sonucu öyle uysallaşmıştı ki buna sevginin gücü demek yerinde olurdu.”

“Yedi tane kırlangıç yuvası var. Bahçede büyük bir sini ebadında yeri yuva yapma zamanı hep çamurlu tutar. Onları susuz/yiyeceksiz de bırakmaz.”

İnsan ilişkilerinde nezaket/tevazu/paylaşım/görgü kuralları ve Çevre duyarlılığı;

İnsanları selamlama, hitap, hatır sorma, günaydın, iyi günler/akşamlar gibi söylem ve davranışlar, basit görünen ama insan ilişkilerinde olumluluk yaratabilecek önemli şeylerdir.

“Denize girenlerin nezaketli oluşu bölgenin kültürel zenginliğinden kaynaklanıyor. Alışveriş yaparken bunu ben farkettim.”

-Üniversitede okumak için köyden kente gelen fakir aile çocuklarının aynı evi ve kıt/kanaat paylaşımları;

-Komşuluk ilişkileri çerçevesinde “üst katta yalnız yaşayan yaşlı/hasta kadına yemek götürülmesi” örnek bir dayanışma örneği.

-Davet/yemek/buluşma gibi durumlarda zamanlama önemli en az 15 dk önceyi planlamak.

“Sahile ulaştığında kumsaldaki şişeler, naylon torbalar genç adamı rahatsız etmişti. Dönüşte belli bir alanda mıntıka temizliği yapmaya karar verdi.”

“Kentin bugünkü görüntüsü beni üzdü, bu kenti sevenler bunu hak etmiyor.”

Türkiye’nin ilk şehir planlamacısı/mimar/mühendis Aron Angel: “Yeşil alana birtek çivi çaktırmam” derken, Amerikalıların otel projesi/yeri için; “Yeşil alan halkın olmalıdır, bu suça iştirak etmeyeceğim” sözleriyle çevre duyarlılığına örnek oluşturacaktır.

Atatürk/Türk Devrimi/Laiklik/Bölücülük/Hainlik/Vatanseverlik üzerine:

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu büyük önder Atatürk’ün Türk milletine ve gelecek kuşaklara rehber olacak sözlerine olaylar/konular bağlamında yer verilerek; Türk Devrimi genelinde Laiklik ilkesinin önemi 2 kelime ile vurgulanır: “Laiklik akılcılık” idi.

“Uyuyan milletler ya yok olur ya da köle olarak uyanırlar.” 

“Aziz milletime şunu tavsiye ederim ki; bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki öz cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an geri kalmasın.”

“Türk devrimi kurucudur, yüksek bir insani ülkü ile birleşmiş vatanseverlik eseridir.”

“Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız.”

Türk milletinin özellikle gençlerinin bu sözleri unutmaması gerektiği önemliydi.

“Bu güzel vatanın haini nedense bitmek bilmiyor. Bunların denize döktüklerimizle kan bağının olduğuna inanmamak elde değil!

“Kurtuluş savaşında İngilizlerin işgalci Yunanlılara desteği Çanakkale’yi unutmaları mümkün değil, sinsi faaliyetleri bugünde devam ediyor.”

-1992 NATO tatbikatında Ege denizinde ABD donanmasınca vurulan Muavenet gemisinin (5 şehit 20 yaralı) kazadan öte kasten vurulması kanaati eksik olmayacaktı.

“Birileri vatana ihanet eder, bir avuç vatanperverde zamanı geldiğinde onları adalete teslim eder. Bu ülke sahipsiz değil.”

“Bayrak töreninde, İstiklal Marşımızı gırtlağımız yırtılırcasına yüksek sesle söylerdik.”

“Hele ilkokulda Andımız’ı, o çocuk sesimizle ne güzel okurduk.”

Cumhuriyet kurumları, özellikle bizim gibi devlet yatılı okuyan çocukların olmazsa olmazıydı; “Sümerbank’ın beyaz pikesi ile örtündü.”

Aşk/Sevgi üzerine sözcükler:

“Unutmamak unutulmamak ne güzeldi.”

“Seven insanın yaşananları unutması neredeyse imkânsız.”

“Daha ortaokul yıllarında yüreklerine birer sevgi fidanı ektiklerini ve onu kurutmadıklarını görüyorum”

“O yıllar sevgi fidanımızı ektiğimiz yıllardı. Bugün koca bir çınar olan o fidanın altında buluştuk.” “Sana olan sevgim duygu dünyamın güneşi oldu.”

“Yüreğindeki aşkın sımsıcak busesini ona sunmakta gecikmedi.”

“Benimle bir ömür yaşarmısın?”

“O benim yıllardır kalbimde yaşattığım saklı sevdamdı.”

“Canım/cananım/canımın yoldaşı/canımın yarısı/yaşam sevincim/…”

“Gönül bahçemdeki solmayan biricik çiçeğim.”

“Yüreğimde taşıdığım sevgiden dolayı tanrıya şükrettim.”

“Yaşamlarımız boyunca hep elele olacağız, birbirimize sadakatle bağlı kalacağız sözünü göz göze verdiler.”

Mesleki Deneyimler/Değerlendirmeler/Prensipler:

-Uluslararası bir casusluk ihbarının değerlendirilme süreçleri: Değerlendirme/planlama/ekipleri görevlendirme/takip/izleme/dinleme/yakalama/deliller /tutanak /sorgu /yargıya intikal

-2001’de Diyarbakır Em. Md. Gaffar Okkan ve 5 polisin teröristlerce şehit edilmesi, onu derinden üzen/yüreğini acıtan bir başka olaydır.

-İlkeli/objektif bir duruş sergilemek.

-Görev anlayışında prensipler geliştirip uygulanmasın sağlamak.

-Tanımadığı insanların masasına oturmamak, çayını dahi içmemeyi prensip haline getirebilmek.

“Ahlaksızlıklara göz yumanlar en az onlar kadar ahlaksızdı.”

“İnsan evladı olmak önemli. Ancak bu yapıdaki yöneticiler bir usulsüzlük gördüğünde yasanın kendisine verdiği yetkiyi kullanır.”

-Şoförü de olsa ona kapı açtırmaması, eşinin/çocuğunun durumlarını sorması.

-Ziyaretine gelen astı da olsa ayağa kalkıp, hoş geldin deyip misafirinin elini sıkması, otur demesi.

-Memuriyet hırsı yerine verilen görevi başarı ile yerine getirme becerisi.

-Çalışanların izin/tatil/dinlenme süreçleri hizmetin yürütülmesine çalışma azmi ve motivasyon katacaktır: “Göreve moral yükü ile başlayacağım.”

“Yurduna sadakatle hizmet et, amirlerinin sözünden çıkma, hizmetten kaçınma.”

“Şu ünlü atasözünü de aklından çıkarma: elbiseni yeniyken, şerefini gençken koru!”

(Ender Şahin, Saklı Sevdam, Çoban Yayınları, İst. 2026, ss.174)

Roman Üzerine (Dil/Anlatım)...

Kısa/yalın cümleler, sade/anlaşılır bir dil, doğal bir anlatım, betimlemeler yerli yerinde, akıcı ve sürükleyici kurgusuyla bir çırpıda yormadan okunabilecek bir eser.

Kısa cümleler daha kısalaşarak, özne-yüklem şeklinde iki kelimeye düşerken, yüklemli bir anlatım dikkat çekici. Diyalogların yoğunluğu ise kolaylık yanında farklılık oluşturmuş.

Kısa cümle/paragraf devamında kısa bölümler, okumayı sürükleyici bir özellik sağlamış.

İnsan ilişkilerinde; sevgi/saygı, içtenlikli hitaplar, nezaket, tevazu, hoşgörü diyalogları; genç okuyuculara, gelecek kuşaklara yönelik rol model yapıda işlenmiş.

Kitabın tematik irdelenmesinde, pozitif bir anlayış yani olumluluk hakim.

Roman, dil bilgisi/anlatım/içerik yönü ile ders kitaplarına taşınabilecek edebi düzeyde.

Ender Şahin…

Yazarak kendini egale ederken,

Yazın dünyasına katkıları nedeniyle içtenlikle kutlarken,

-bir meslektaş olarak gıptayla gururlanırken-

6. romanına imza atarken, 7.si tasarımda,

Takdire şayan bir çaba,

Kalemine/emeğine/yüreğine sağlık,

Sağlıcakla vede üretkenliğinle yazarak kal;

Değerli Dostum…

(17. 10. 2026)

Remzi Koçöz

  








Hiç yorum yok:

Bu sitede yayınlanan her türlü ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, her tür fikri mülkiyet hakkı , tarafıma aittir.
Kaynak götermeden kullanılamaz