Ali Nejat Ölçen, 1980 darbesi ardından aktif siyasetin dışında yazar/araştırmacı kimliğinin ön plana çıktığı yıllar olarak kitaplarıyla bütünleşirken; 1994 sonrasını “Türkiye Sorunları”na ayırarak, ileri yaş olarak nitelendirilebilecek çeyrek asırlık bir dönemde Türkiye’nin sorunlarına geniş bir yelpazede eğilir. Karşı olduğu milletvekillerine kıyak emeklilik maaşını halkın aydınlatılması için harcayacak, Türkiye Sorunları dergisini karşılıksız dağıtacaktır.
“Bilgi nedir? Bize
öğretilenler mi yoksa gözlemlerimizden bizim öğrendiklerimiz mi?” (Ali Nejat Ölçen)
ALİ NEJAT ÖLÇEN ve TÜRKİYE SORUNLARI [*]
-Bürokrasiden
Akademisyenliğe/Siyasetten Yazarlığa Cumhuriyete Adanmış Bir Ömür-
Ali Nejat Ölçen, 12
Mart 1971 askeri muhtırası ardından ortaya çıkan baskı rejimine karşı bir
muhalif ses olarak, yanlış bulduğu hükümet kararlarını eleştiren yazıları, 1971
sonunda DPT’den ve kamu bürokrasisinden ayrılış tercihini oluşturacaktır. 1972
başlarında kendisine akademi dünyasında yer bulurken, Hacettepe üniversitesinde
hem doktora öğrencisi hemde öğretim görevlisi olacaktı.
Bürokrat/teknokrat ve akademisyenlik görev süreçlerindeki
(inceleme/makale/ders kitabı/tez gibi) çalışmalarına ek olarak “Ortam/Toplum/Özgür İnsan” gibi
aktüel dergilerde yazmayı da sürdürür. 1972’de dahil olduğu akademi dünyasından
1973’de, CHP/ Bülent Ecevit yönetimince siyasete davet edilip “Köykent ve Halk
Sektörü" konusundaki çalışma grubuna katılır. 1973 seçimlerinde CHP
kontenjanından İstanbul milletvekili olup, TBMM’de 2 dönem (1973-1980) aktif
siyasetin içerisinde yer alırken, grup başkanvekili olarak genel başkanına bile
mikrofonu kapatacaktır. Kamu bürokrasisinde olduğu gibi siyasette de dik/doğru
bir tavır sergileyecektir.
1980
darbesi ardından aktif siyasetin dışında yazar/araştırmacı kimliğinin ön plana
çıktığı yıllar olarak -okumaya/yazmaya/üretmeye
yönelik- kitaplarıyla bütünleşir. Öncesinde 8 kitabı olan Ölçen, 80
sonrası ise 8 kitaba daha imza atacaktı.
Türkiye Sorunları
1994 yılında başlayıp ileri yaş olarak nitelendirilebilecek 25 yıllık çeyrek asırlık bir dönemde (1994-2018 yılları) Türkiye’nin sorunlarına (ekonomi/siyaset/tarih/felsefe/kültür/edebiyat/hukuk/çevre/ eğitim/sağlık gibi) geniş bir yelpazede eğilir. Türkiye Sorunları kitap dizisi, küçük boy 55-64 sayfa, 2 aylık aralıklı, toplamda 122 sayıya ulaşır. [*] Bkz. Türkiye Sorunları, Haz. Ali Nejat Ölçen, Güldikeni Yay., Ank. 1994-2018.
Türkiye Sorunları dizisi; -okumaya/yazmaya/üretmeye yönelik- tek başına bitmez tükenmez
enerjisiyle (salgın döneminde 2020
Kasım’ında 98 yaşında aramızdan ayrılışının 2 yıl öncesine kadar) toplumu
bilgilendirme/aydınlatma/farkındalık yaratma bağlamında, başlıbaşına yazın
dünyasında örneği görülmeyen bir üretkenlik, takdire şayan bir çaba.
Türkiye Sorunları’nın her sayısının başlangıcında, ilk
sayfasında Sokrates’le yapılan güncel konuları içeren bir hayali söyleşi yer
alır.
Dostlarının yazı katkılarını alarak, kendi
değerlendirmelerine ve tarihi belgelere yer vererek hazırlayıp, kendisine
ulaşanları bedelsiz abone yaparak adresine gönderir.
(Bende
2000’li yılların başında abone olarak, söz konusu derginin/yazılarının müdavimi
olmuş, bilinçlenme yanında yazılarımda/çalışmalarımda kaynak olarak kullanmış,
mail yoluyla kendilerine beğeni/öneri/değerlendirmelerimi paylaşmıştım.)
Ölçen, “Türkiye Sorunları” kitap dizisinin ilk sayısında
da belirttiği gibi “yenidünya düzeninin
küreselleşme, serbest piyasa ekonomisi, özelleştirme türündeki araçlarına
karşıt ‘ulus devlet ve tam bağımsızlık’ ekseninde çoğulcu, katılımcı ve
eşitlikçi demokrasiyi özümseyerek ulusal çıkarları, uluslararası ilişkiler
içinde korumanın ve geliştirmenin araçlarını ve seçeneklerini yaratabilen
toplumsal/kamusal alan[lara]” odaklanır.
1990’lı yıllardaki özelleştirme furyasında, devletin
özelleşirken özel sektörün devletleştiğini gözlemler. Ölçen’e göre devlet-özel
sektör çatışmasının çözümü karma ekonomi,
kamusal girişimcilik ise ulus devletinin alt yapısıdır.
”Bilgi
toplumu olmadıkça ve teknoloji üretme sürecine girilmedikçe, kasırgaya döneceği
anlaşılan küreselleşme fırtınasının karşısında nasıl ayakta kalınacağı
bilinemez. Siyaset ve devlet adamlarımız, AB üyesi olarak bu fırtınaya
dayanabileceğimizi sanıyorlarsa yanılıyorlar. Ulusal stratejiler devlet
politikasına dönüşmedikçe, bu yaşamsal sorunun yanıtı kolay kolay bulunamaz.”
“Zihinlerinde oluşan düşüncelere güvenleri
olmadığı için kararsız kalıp olumsuzluğu, olumlaştırmaları bir yana, tersine
olumluluğu olumsuzlaştırmaktadırlar. Sabır aslında amacın yol haritasıdır. Eski
deyimle güzergahıdır.”
Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecine ilişkin yazıları
ağır/eleştirel nitelikte olacaktı:
Ölçen’e göre, AB’ye girmeden Gümrük Birliğine/GB’ye
girilmesi ulusal çıkarlara aykırı idi.
“Herhalde
hiçbir ülke, AB üyeliğine kabul edildiği zaman böylesi bir sonucu Türkiye gibi
sevinç çığlıklarıyla karşılamamıştır. Medyası ile görsel ve yazılı basını,
siyaset adamları ve hatta kimi öğretim üyeleriyle birlikte AB üyeliğine aday
olmak bu denli övgüye değer görülmemiş ve başarı olarak yorumlanmamıştır. Öyle
sanıyoruz ki henüz düşün ve duyu organlarımıza yerleşmiş aşağılık duygusundan
arınabilmiş değiliz. Kendi ulusal değerlerimize ve kimliğimize, düşün
biçimimize, hatta ahlakımıza sızan yabancılaşma olgusundan bu gidişle, yıllarca
arınamayacağımız anlaşılıyor. Avrupalı olmak koşul mu ya da bir üstünlük mü?
Olaya neden böyle bakmıyor ve neden AB’ne aday kabul edilmemizden utanç verici
övünç duyuyoruz?
Utkuya dönüşen Avrupalı olmak tutkusu
anlaşılır gibi değil. Avrupalı olmak ne demek. Nasıl Avrupalı olunulur? Daha
doğrusu gerekli midir Avrupalı olmak? Başkalarının verdiği kararlarla Avrupalı
olunulur mu? Biz Avrupalı değiliz. Doğulu da değiliz. Anadoluluyuz. Biz biziz.”
Kemalizm’in
Ekonomisi
Ölçen’e
göre, kamusal girişimcilik ulus devletinin alt yapısıdır. Kemalist ekonomiyi
geleceğin demokrat ve aydın kuşaklarına tanıtma çabasıyla ekonomide üçüncü yolu
yani karma ekonomiyi savunuyordu. Gelecek kuşaklara; “laik ve cumhuriyetçi
Türkiye’nin çağdaş koşullarına ulaşmasının tek yolu, Kemalizm’in ekonomi
politiğinin ilke ve yöntemlerine sıkı sıkıya bağlı olmalarını” öğütlüyordu.
İslam’ın Sorunu İslamcılar
Ölçen’e göre yalnız İslam
Dünyası değil, “Cumhuriyetimiz de emperyalizmin kucağındadır. İslamcılar
yüzünden. İslam’ı İslamcıların elinden kurtarmak, dinin siyasallaşmasına engel
olmak, Ortadoğu Coğrafyasına aydınlığı getirmek demektir.”
Çevre Duyarlılığı
Tokat/Erbaa/Kelkit ve Boğalı yaylalarındaki altın madeni projesine tepkiler: “Bu bölgenin tam kalbinde, ladin/gürgen/çam ormanları ile yemyeşil bir vaha olan ve çeşitli yaban hayatının muhafaza edildiği, F köyü ile Tanoba Beldesi arasında açılacak siyanürlü bir altın/bakır madeninin yaratacağı zararların neler olacağını anlamak için Ordu-Fatsa ormanlarında 5 yıl önce açılan siyanürlü altın madenine bakmak yeterlidir. Olası bir madenin Erbaa’mızda doğaya ve insana, derelerimizden, pınarlarımızdan akan yer üstü ve yer altı sularımıza vereceği zararı her aklıselim ve vicdan sahibi görebilir. Tokat ve Amasya illerimize bağlı bütün ilçe/belde/köylerimizin bu büyük felakete dur demesi hepimizin görevidir.”
Dr. Ali Nejat Ölçen,
yaşamını ülkesine adayan gerçek bir yurtseverdi. Atatürk/Cumhuriyet devrimleri
savunucusu bir aydınlanmacı olarak, Atatürk’ün bizlere emanet ettiği vatanımızı
ve bağımsızlığımızı korumak adına Sevr’i güncelleştiren BOP’u tarihin çöplüğüne
atma sorumluğumuzu hatırlatırken; “Bu görevi üstlenecek siyasal partiyi
yaratamaz ya da varolanları bu görevi üstlenecek bilince ulaştıramazsak,
tarihten silinme sorunlarıyla başbaşa kalacağımız” uyarısı günümüzde daha
da önem arzetmektedir.
Ali
Nejat Ölçen Kitapları:
-Yapı
Acısı - Bir Mühendisin Romanı (1958)
-Türkiye’de
Plan Sonrası İktisadi Durgunluk ve Sebepleri (1964)
-Türkiye’nin
Endüstrileşme Sorunu (1969)
-Ekonometriye
Giriş (1970)
-Halk
Sektörü (1974)
-Demokratik
Sosyalizme Giriş (1976)
-Faşizm
Millet Meclisi’nde Yargılanıyor (1977)
-Nüfus
Sorunu ve Toplum Sağlığının Ekonomik Analizi (1979)
-Osmanlı
Meclisi Mebusanında Kuvvetler Ayrımı ve Siyasal İşkenceler (1982)
-İslam’da
Karanlığın Başlangıcı ve Türk İslam Sentezi (1991)
-Karl
Marx ve İngiliz Emperyalizmi (1992)
-Ecevit
Çemberinde Politika-Politika Çemberinde Ecevit (1995)
-Devlet
Yokuşu (1996)
-Kemalizm’in
Ekonomisi (1997)
-Kendini
Yok Eden Osmanlı 1535-1914 (2008)
-Köklerinden
Koparılan CHP/Belgeler-Kanıtlar-Kanılar(2016)
-Türkiye Sorunları (1994-2018)
(1 Kasım.2026)
Remzi Koçöz
(www.remzikocoz.com)



