5 Ağustos 2020 Çarşamba

ORALARDAN


Sen, mektup yazmayı

çok severdin.

Bize hep yazardın;

bazen beyaz,

bazen sarı,

bazen gazete sayfa kenarlarına...

Karşılığı gelmese de

sen hep gönderir,

hep yazardın bizlere...

Bizi haberdar eder

habersiz bırakmazdın.

Bazen geçmişten bir günü,

bir olayı, bir yaşantıyı.

Bazen de yeni yaşanan bir şeyleri,

            gelişmeleri.

Bazen de geleceği yazardın.

En çok iki yüzlülükleri,

entrikaları,

sahtekarlıkları,

yalanı,

talanı,

                                                           haksızlıkları,

adaletsizlikleri,

ayak oyunlarını yazardın.

Yazardın yazmasına da

doğruları…

Ancak herkes senin pencerenden

bakmayacaktı ki!

En yakınındakiler;

arkadaşların,

akrabaların,

yakınların

nasıl bakacaktı?

Sen ki içindeki o çocuğu

hep canlı tuttun.

Sen ki herkesi şaşırtır,

sürprizler yapardın.

Bu son sürprizin ise

bizler için çok ağır bir şakaydı!

Acıların doruğunu yaşarken,

sana olan sevgimiz depreşti,

                        pınara dönüştü,

şelale oldu köpürdü.

Onun için;

sen gittiğin yerden

bize yaz,

yazmaya devam et,

bizi habersiz bırakma.

Oralardan;

buralara

bizlere ışık tut.

Bizleri ışığınla aydınlat,

oralardan...  (01 Temmuz  2004)      

 *Değerli Ağabeyim M. Akif KOÇÖZ’ün anısına son günlerinde kaleme alıp kendisiyle olan paylaşımım.


Bu sitede yayınlanan her türlü ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, her tür fikri mülkiyet hakkı , tarafıma aittir.
Kaynak götermeden kullanılamaz