16 Şubat 2024 Cuma

Altın Uğruna

Madenler,
Rant uğruna,
Ormanlar/doğa/çevre katlediliyor;
Yitirilen Canlar ha keza!
Ülkenin bugünü/yarını yok ediliyor.
Aslında yokedilen/tüketilen/
-Gelecek kuşaklara kalacak-
Yaşam ve Canlılık!
..............................
(16. 02. 2024)
😥 😔 🤬
Remzi KOÇÖZ

13 Şubat 2024 Salı

Anneler

Anneler, 
Onları unutmak ne mümkün...
(12. 02. 2024)
🙏 💚  🌹
Remzi Koçöz 

5 Şubat 2024 Pazartesi

BÜYÜK FELAKET ANISINA

BÜYÜK FELAKET ANISINA...
#Adana / Adıyaman /
Diyarbakır / Elazığ /
Gaziantep / Hatay /
Kahramanmaraş /
Kilis / Malatya /
Osmaniye / Şanlıurfa
#06 Şubat 2023
Depremde kaybettiklerimiz
Yitirdiğimiz Canlara,
Rahmet ve Saygılarla...   
Yakınlarını/yuvalarını yitirenlere,
Deprem mağdurlarına 
Metanet ve kolaylıklar dileğiyle...              
(6 Şubat 2024)
  😔  🌷   🙏
Remzi Koçöz

3 Şubat 2024 Cumartesi

ADALET - DEMOKRASİ - LAİKLİK

Adalet, Demokrasi ve Laiklik...

1990’lı yıllarda karanlık güçler tarafından katledilen Cumhuriyet aydınları anısına -24 Ocak günü gazeteci/yazar Uğur MUMCU ile başlayıp 31 Ocak günü Prof. Muammer Aksoy ile sonuçlanan- 24-31 Ocak günleri arası Adalet ve Demokrasi haftası olarak kutlanırken, Türkiye’nin o karanlık dönemi bugünlere gelişimizin bir yol haritası olmuştur.

O günlerden bu günleri öngören, geleceğe dikkat çeken toplumu aydınlatmaya çalışan kanaat önderlerinin bir bölümü karanlık adına susturulmuşlardır.

"Adalet / Demokrasi / Laiklik"  kavramları 100 yılını geride bırakan Cumhuriyet’imizin hedeflediği çağdaşlığın temel kriterleri yani olmazsa olmazları. Aslında birbirleri ile sarmal, içiçe birbirlerini tamamlayan unsurlar.

Bunların içerisinde laiklik, -daha da öne çıkarak günümüz ölçeğinde- tutkal konumunda; din/vicdan/inanç ve düşünce özgürlüğünün güvencesi olurken, Laiklik birnevi Cumhuriyetin, doğal olarak Demokrasinin ve Adaletin de temel güvencesi.

Cumhuriyet, kuruluş sürecinde modernleşme açısından hukuk alanındaki reform ve yapılan devrimlerle yol katederken akıl ve bilim rehberliğinde eğitim seferberliği başlatılmış, bunun sonucunda kısmi bir aydınlanma yaşanmış; edebiyattan sanata yaratıcılık gelişerek günümüze yansıyan çok sayıda eserler ortaya konmuştur.  

Atatürk sonrası, Cumhuriyet/Aydınlanma karşıtları karşı devrim cephesinde birleşirken, feodal yapının (ağalık-şeyhlik) ağırlıklı olduğu henüz bilinçlenme aşamasında filiz verecek bir topluma -toprak reformu gerçekleştirilemeyen, esaslı/temel bir eğitime sahip olamayan- halk, demagojiyle serseme çevrilerek, “yeter söz milletindir” sloganları ile seçim/sandık demokrasisi getirilir.

Aslında dönemsel olarak Soğuk Savaş başlangıcı 1945’li yıllar -çok partili bir yaşama geçiş görünümünde- bağımsız dış politika anlayışından batıya bağımlı bir yapıya geçişin başlangıcı olur. 1990’lı yıllar ise dönemsel olarak Soğuk Savaş bitimi ile yeniden bağımsız bir dış politika yerine, yenidünya düzeni çerçevesinde BOP/GOP projesinin bir parçası olarak farklı bir mecraya sürüklenerek (özellikle 1990’lı yıllarda Atatürkçü/laiklik savunucusu yurtsever aydınlar ardarda katledilip bir nevi alan temizliği yapılarak) siyasal İslamcıların iktidarına kapı aralanacak. Sonrasında yaşanan kumpaslarla hukukun/yargının siyasallaşması ile parlamenter sistem otokratik bir sisteme evrilerek Türk-İslam sentezi adı altında ırkçı/dinci bir vesayetin yörüngesine oturtulacaktır.

Bu süreçte -1945’lerden günümüze zamana yayılarak- en çok hırpalanan ödün verilen laiklik ilkesi olacaktır. Laiklik, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de inançların güvencesi olmasına rağmen -inanç sömürüsünden nemalanan yapılarca- dincilerce, dinsizlik olarak yüksek perdeden seslendirilip, -4 yaş gibi anaokulu öncesinden başlayıp üniversitelerin medreseleştirilmesi- eğitimin dinselleşme süreci yürütülerek, kentten kente yayılan, adliye koridorlarına kadar yansıyan doludizgin bir hilafet/şeriat propagandası ile karşı karşıya kalınır.

Gelinen noktada Cumhuriyet/Atatürk devrimleri savunucusu hukuk savaşçısı Prof. Muammer Aksoy’un: “Büyük çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede, laiklik ilkesi yok edildiği, hatta sadece önemli ölçüde zedelendiği zaman, ne halk egemenliği ve demokrasi ne de insan hakları ve hukuk devleti ayakta kalabilir” sözleri, yıllar öncesinden adeta bugünlere dikkat çeken laikliğe çağrısı daha da önem arzetmektedir.

Toplum olarak, -günübirlik siyasi ayrışmaları/çekişmeleri bir kenara bırakarak-, adalet ve demokrasi vede Cumhuriyet’in yegane güvencesi konumundaki Laiklik ilkesine sıkı sıkıya sarılmamız gereklilik ve önceliğimiz olmalıdır. 

(02. 02. 2024)

Remzi Koçöz





1 Şubat 2024 Perşembe

Muammer Aksoy Anısına

31 Ocak 1990 tarihinde 

Karanlık güçlerce katledilen

Aydınlık bir Türkiye Savaşçısı

Atatürk /Cumhuriyet Devrimlerinin Yılmaz Savunucusu

Hukuk / Bilim Adamı Prof. Muammer Aksoy’u

Minnet ve Saygıyla anıyorum.
(Ankara / 31. 01. 2024)
Remzi Koçöz




31 Ocak 2024 Çarşamba

DEVLET - HUKUK - ANAYASA

Devlet - Hukuk - Anayasa...
Anayasa Md 153: 
“Anayasa Mahkemesi kararları (…) 
yasama, yürütme ve yargı organlarını, 
idare makamlarını, 
gerçek ve tüzelkişileri bağlar.”
-------------------------------
Gelinen noktada sözkonusu gündemdeki 
Anayasa Mahkemesi kararı 
ilgili mercilerce uygulanmayarak,
Anayasa'nın Hukuk Devleti ilkesi;
Yürütmenin direktifi doğrultusunda 
-veremeyeceği yokluk hükmündeki-
verilen Yargı kararı ile
-Normlar Hiyerarşisi tersine çevrilerek-
Yasama tarafından onaylatılıp 
fiili olarak askıya alınmıştır. 
(30. 01. 2024)

20 Ocak 2024 Cumartesi

Kitaptan Bilgiler

 Türkiye’nin Avrupa Serüveni

-----------------------------
-Kitaptan Bilgiler-













19 Ocak 2024 Cuma

YAŞAR ZORBOZAN ANISINA

          ‘Bir bir ardına zamanlı/zamansız gidiyor aramızdan ayrılıyor sayfamızdaki dostlar!’

ŞEREF YAŞAR ZORBOZAN...

Biz seni Yaşarettin ismiyle tanıdık,

Kemal abimin akranı güleç yüzlü ağabey.

Aziziye mahallemizin en uzağında/doğusunda,

Çocukluğumuzdan aşina olduğumuz,

Toprak yollarında,

Bizim çoban tarlası (Daracıkada) ve

Açma bahçemizin vede mezarlığa giden yol kavşağında,

Kendisi gibi inşaatçı olan bir Ailenin,

-Rizeli Dursun usta ile Hava teyzemizin en büyük oğullarından-

(2018'de erken yaşta kaybettiğimiz Dayı kızımız Mecbure ile evli eniştemiz de olan)

Mahallemizin GS’li bir beyefendisi,

Naif bir insan,

bir Karasu değeri.

Gurbette yaşam/görev koşturmacasında,

Uzun yılların ardından salgın döneminde,

sosyal medyada (face) arkadaş olduk.

Öncesinde ve sonrasında Karasu’ya gelişlerimizde yolumuz kesişmezken,

10 gün öncesinde aile büyüklerini/yakınlarımı ziyaret için geldiğimde;

Hastalık ardından aramızdan erken ayrılışına üzülecek,

9 Ocak salı günü yakınlarınla/sevenlerinle,

Yağmur altında son yolculuğunda,

Uğurlayanlar arasında olacaktım.

Sevgili Yaşarettin Ağabeye,

Allah’tan rahmet dileğiyle,

Ailesi/çocukları/yakınları/sevenleri vede

Aziziye mahallesinin başı sağolsun...

Bugün doğum günü,

Yaşamından bir kesit/kare paylaşarak,

O güzel insanı yad etmek istedim.

(19. 01. 2024)

Remzi KOÇÖZ



Kitap Bilgileri

 Türkiye’nin Avrupa Serüveni

-----------------------------
-Kitap Bilgileri-





1 Ocak 2024 Pazartesi

YENİ YIL (2024)

Değerli Dostlar;

100. yılında (2023) 

Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk’ün emanetini 

Demokrasi ile taçlandıramasak da 

O’nun Cumhuriyet meşalesi Türkiye’nin aydınlanma güvencesidir. 

Yeni yılda (2024) ve sonrasındaki süreçte 100 yılın kazanımları olan 

Cumhuriyet devrimlerini/ilkelerini/ değerlerini yeniden sahiplenerek 

Çağdaş uygarlık hedefinde buluşmak ve iyi yıllar dileğiyle,

Sağlıkla/sağlıcakla, dostça vede mücadele ile kalın…

Saygı/sevgi/selamlarımla…

(Ankara / 01. 01. 2024)

 Remzi KOÇÖZ

Bu sitede yayınlanan her türlü ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, her tür fikri mülkiyet hakkı , tarafıma aittir.
Kaynak götermeden kullanılamaz