1 Kasım 2026 Pazar

TARİHTEN -Tarih Sayfalarından- NOTLAR - 40

            Ali Nejat Ölçen, 1980 darbesi ardından aktif siyasetin dışında yazar/araştırmacı kimliğinin ön plana çıktığı yıllar olarak kitaplarıyla bütünleşirken; 1994 sonrasını “Türkiye Sorunları”na ayırarak,  ileri yaş olarak nitelendirilebilecek çeyrek asırlık bir dönemde Türkiye’nin sorunlarına geniş bir yelpazede eğilir. Karşı olduğu milletvekillerine kıyak emeklilik maaşını halkın aydınlatılması için harcayacak, Türkiye Sorunları dergisini karşılıksız dağıtacaktır.

“Bilgi nedir? Bize öğretilenler mi yoksa gözlemlerimizden bizim öğrendiklerimiz mi?” (Ali Nejat Ölçen)

ALİ NEJAT ÖLÇEN ve TÜRKİYE SORUNLARI [*]

-Bürokrasiden Akademisyenliğe/Siyasetten Yazarlığa Cumhuriyete Adanmış Bir Ömür-

Ali Nejat Ölçen, 12 Mart 1971 askeri muhtırası ardından ortaya çıkan baskı rejimine karşı bir muhalif ses olarak, yanlış bulduğu hükümet kararlarını eleştiren yazıları, 1971 sonunda DPT’den ve kamu bürokrasisinden ayrılış tercihini oluşturacaktır. 1972 başlarında kendisine akademi dünyasında yer bulurken, Hacettepe üniversitesinde hem doktora öğrencisi hemde öğretim görevlisi olacaktı.

Bürokrat/teknokrat ve akademisyenlik görev süreçlerindeki (inceleme/makale/ders kitabı/tez gibi) çalışmalarına ek olarak “Ortam/Toplum/Özgür İnsan” gibi aktüel dergilerde yazmayı da sürdürür. 1972’de dahil olduğu akademi dünyasından 1973’de, CHP/ Bülent Ecevit yönetimince siyasete davet edilip “Köykent ve Halk Sektörü" konusundaki çalışma grubuna katılır. 1973 seçimlerinde CHP kontenjanından İstanbul milletvekili olup, TBMM’de 2 dönem (1973-1980) aktif siyasetin içerisinde yer alırken, grup başkanvekili olarak genel başkanına bile mikrofonu kapatacaktır. Kamu bürokrasisinde olduğu gibi siyasette de dik/doğru bir tavır sergileyecektir.

1980 darbesi ardından aktif siyasetin dışında yazar/araştırmacı kimliğinin ön plana çıktığı yıllar olarak -okumaya/yazmaya/üretmeye yönelik- kitaplarıyla bütünleşir. Öncesinde 8 kitabı olan Ölçen, 80 sonrası ise 8 kitaba daha imza atacaktı.

Türkiye Sorunları

1994 yılında başlayıp ileri yaş olarak nitelendirilebilecek 25 yıllık çeyrek asırlık bir dönemde (1994-2018 yılları) Türkiye’nin sorunlarına (ekonomi/siyaset/tarih/felsefe/kültür/edebiyat/hukuk/çevre/ eğitim/sağlık gibi) geniş bir yelpazede eğilir. Türkiye Sorunları kitap dizisi, küçük boy 55-64 sayfa, 2 aylık aralıklı, toplamda 122 sayıya ulaşır. [*] Bkz. Türkiye Sorunları, Haz. Ali Nejat Ölçen, Güldikeni Yay., Ank. 1994-2018.

Türkiye Sorunları dizisi; -okumaya/yazmaya/üretmeye yönelik- tek başına bitmez tükenmez enerjisiyle (salgın döneminde 2020 Kasım’ında 98 yaşında aramızdan ayrılışının 2 yıl öncesine kadar) toplumu bilgilendirme/aydınlatma/farkındalık yaratma bağlamında, başlıbaşına yazın dünyasında örneği görülmeyen bir üretkenlik, takdire şayan bir çaba.

Türkiye Sorunları’nın her sayısının başlangıcında, ilk sayfasında Sokrates’le yapılan güncel konuları içeren bir hayali söyleşi yer alır.

Dostlarının yazı katkılarını alarak, kendi değerlendirmelerine ve tarihi belgelere yer vererek hazırlayıp, kendisine ulaşanları bedelsiz abone yaparak adresine gönderir.

(Bende 2000’li yılların başında abone olarak, söz konusu derginin/yazılarının müdavimi olmuş, bilinçlenme yanında yazılarımda/çalışmalarımda kaynak olarak kullanmış, mail yoluyla kendilerine beğeni/öneri/değerlendirmelerimi paylaşmıştım.)

Ölçen, “Türkiye Sorunları” kitap dizisinin ilk sayısında da belirttiği gibi “yenidünya düzeninin küreselleşme, serbest piyasa ekonomisi, özelleştirme türündeki araçlarına karşıt ‘ulus devlet ve tam bağımsızlık’ ekseninde çoğulcu, katılımcı ve eşitlikçi demokrasiyi özümseyerek ulusal çıkarları, uluslararası ilişkiler içinde korumanın ve geliştirmenin araçlarını ve seçeneklerini  yaratabilen toplumsal/kamusal alan[lara]” odaklanır. 

1990’lı yıllardaki özelleştirme furyasında, devletin özelleşirken özel sektörün devletleştiğini gözlemler. Ölçen’e göre devlet-özel sektör çatışmasının çözümü karma ekonomi,  kamusal girişimcilik ise ulus devletinin alt yapısıdır.  

”Bilgi toplumu olmadıkça ve teknoloji üretme sürecine girilmedikçe, kasırgaya döneceği anlaşılan küreselleşme fırtınasının karşısında nasıl ayakta kalınacağı bilinemez. Siyaset ve devlet adamlarımız, AB üyesi olarak bu fırtınaya dayanabileceğimizi sanıyorlarsa yanılıyorlar. Ulusal stratejiler devlet politikasına dönüşmedikçe, bu yaşamsal sorunun yanıtı kolay kolay bulunamaz.” 

“Zihinlerinde oluşan düşüncelere güvenleri olmadığı için kararsız kalıp olumsuzluğu, olumlaştırmaları bir yana, tersine olumluluğu olumsuzlaştırmaktadırlar. Sabır aslında amacın yol haritasıdır. Eski deyimle güzergahıdır.”

Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecine ilişkin yazıları ağır/eleştirel nitelikte olacaktı:

Ölçen’e göre, AB’ye girmeden Gümrük Birliğine/GB’ye girilmesi ulusal çıkarlara aykırı idi.

“Herhalde hiçbir ülke, AB üyeliğine kabul edildiği zaman böylesi bir sonucu Türkiye gibi sevinç çığlıklarıyla karşılamamıştır. Medyası ile görsel ve yazılı basını, siyaset adamları ve hatta kimi öğretim üyeleriyle birlikte AB üyeliğine aday olmak bu denli övgüye değer görülmemiş ve başarı olarak yorumlanmamıştır. Öyle sanıyoruz ki henüz düşün ve duyu organlarımıza yerleşmiş aşağılık duygusundan arınabilmiş değiliz. Kendi ulusal değerlerimize ve kimliğimize, düşün biçimimize, hatta ahlakımıza sızan yabancılaşma olgusundan bu gidişle, yıllarca arınamayacağımız anlaşılıyor. Avrupalı olmak koşul mu ya da bir üstünlük mü? Olaya neden böyle bakmıyor ve neden AB’ne aday kabul edilmemizden utanç verici övünç duyuyoruz?

Utkuya dönüşen Avrupalı olmak tutkusu anlaşılır gibi değil. Avrupalı olmak ne demek. Nasıl Avrupalı olunulur? Daha doğrusu gerekli midir Avrupalı olmak? Başkalarının verdiği kararlarla Avrupalı olunulur mu? Biz Avrupalı değiliz. Doğulu da değiliz. Anadoluluyuz. Biz biziz.”


Kemalizm’in Ekonomisi

Ölçen’e göre, kamusal girişimcilik ulus devletinin alt yapısıdır. Kemalist ekonomiyi geleceğin demokrat ve aydın kuşaklarına tanıtma çabasıyla ekonomide üçüncü yolu yani karma ekonomiyi savunuyordu. Gelecek kuşaklara; “laik ve cumhuriyetçi Türkiye’nin çağdaş koşullarına ulaşmasının tek yolu, Kemalizm’in ekonomi politiğinin ilke ve yöntemlerine sıkı sıkıya bağlı olmalarını” öğütlüyordu.


İslam’ın Sorunu İslamcılar

Ölçen’e göre yalnız İslam Dünyası değil, “Cumhuriyetimiz de em­peryalizmin kucağındadır. İslamcılar yüzünden. İslam’ı İslamcıların elinden kurtarmak, dinin siyasallaşmasına engel olmak, Ortadoğu Coğrafyasına aydınlığı getirmek demektir.”


Çevre Duyarlılığı

Tokat/Erbaa/Kelkit ve Boğalı yaylalarındaki altın madeni projesine tepkiler: “Bu bölgenin tam kalbinde, ladin/gürgen/çam ormanları ile yemyeşil bir vaha olan ve çeşitli yaban hayatının muhafaza edildiği, F köyü ile Tanoba Beldesi arasında açılacak siyanürlü bir altın/bakır madeninin yaratacağı zararların neler olacağını anlamak için Ordu-Fatsa ormanlarında 5 yıl önce açılan siyanürlü altın madenine bakmak yeterlidir. Olası bir madenin Erbaa’mızda doğaya ve insana, derelerimizden, pınarlarımızdan akan yer üstü ve yer altı sularımıza vereceği zararı her aklıselim ve vicdan sahibi görebilir. Tokat ve Amasya illerimize bağlı bütün ilçe/belde/köylerimizin bu büyük felakete dur demesi hepimizin görevidir.”

Dr. Ali Nejat Ölçen, yaşamını ülkesine adayan gerçek bir yurtseverdi. Atatürk/Cumhuriyet devrimleri savunucusu bir aydınlanmacı olarak, Atatürk’ün bizlere emanet ettiği vatanımızı ve bağımsızlığımızı korumak adına Sevr’i güncelleştiren BOP’u tarihin çöplüğüne atma sorumluğumuzu hatırlatırken; “Bu görevi üstlenecek siyasal partiyi yaratamaz ya da varolanları bu görevi üstlenecek bilince ulaştıramazsak, tarihten silinme sorunlarıyla başbaşa kalacağımız” uyarısı günümüzde daha da önem arzetmektedir.


Ali Nejat Ölçen Kitapları:

-Yapı Acısı - Bir Mühendisin Romanı (1958)

-Türkiye’de Plan Sonrası İktisadi Durgunluk ve Sebepleri (1964)

-Türkiye’nin Endüstrileşme Sorunu (1969)

-Ekonometriye Giriş (1970)

-Halk Sektörü (1974)

-Demokratik Sosyalizme Giriş (1976)

-Faşizm Millet Meclisi’nde Yargılanıyor (1977)

-Nüfus Sorunu ve Toplum Sağlığının Ekonomik Analizi (1979)

-Osmanlı Meclisi Mebusanında Kuvvetler Ayrımı ve Siyasal İşkenceler (1982)

-İslam’da Karanlığın Başlangıcı ve Türk İslam Sentezi (1991)

-Karl Marx ve İngiliz Emperyalizmi (1992)

-Ecevit Çemberinde Politika-Politika Çemberinde Ecevit (1995)

-Devlet Yokuşu (1996)

-Kemalizm’in Ekonomisi (1997)

-Kendini Yok Eden Osmanlı 1535-1914 (2008)

-Köklerinden Koparılan CHP/Belgeler-Kanıtlar-Kanılar(2016)

-Türkiye Sorunları (1994-2018)

(1 Kasım.2026)

Remzi Koçöz

(www.remzikocoz.com)


 




Hiç yorum yok:

Bu sitede yayınlanan her türlü ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, her tür fikri mülkiyet hakkı , tarafıma aittir.
Kaynak götermeden kullanılamaz