6 Haziran 2026 Cumartesi

BİR SİYASET PATOLOJİSİ

'Demokrasilerde halk iradesi yok sayıldığında Meşruiyet yerini darbeci/çetesel/cuntacı bir anlayışa gayrimeşru yapılara bırakır.'

İŞBİRLİKÇİLERİN UMUDU 
İHANETİN ADI: BUTLAN KEMAL...
Bilinen tekrarları yaptıklarını saymayacağım.
Güne/gündeme/güncele ilişkin gözlem ve değerlendirmeleri psikolojik boyutlardan öte patolojik bir çerçevede paylaşacağım.

-Türkiye'nin ekonomik/toplumsal sorunları unutturulup gündem butlandırıldı.
-Her başarısızlık ardından yenilgilere doymayıp (Hacıyatmaz gibi) küllerinden yeniden doğmasını biliyor.
-Seçimlerde/Kurultayda kaybetse de bu kez yargı kumpası ile butlanıyor.
-Yenildiği/kaybettiği koltuğa gelmek için 
paralel bir ofis oluşturarak başta Trt olmak üzere yandaş basının ilgi/desteğine mazhar oluyor.
-Yerel yönetimlere yönelik operasyonlarda oluşan gizli tanık/itirafçı iftiralarıyla 
2.5 yıl sonra kendini kayyum olarak atattırmayı başarıyor. 
(Talimatla/kararla/atanmayla demokratik meşruiyet oluşmaz.)
-Partiyi babasının çiftliği, şahsına miras olarak görüyor. 
-Partinin boşaltılması için önce meçhul kişilerle, sonra polislerle genel merkezi işgale çalışıyor. 
-2023'de halkın ve gençlerin umutlarını/ geleceklerini çalmakta beis görmüyor,
Şimdide milli irade hırsızlığına soyunup, seçilemediği/ hakkı olmayan bir makamı işgale yelteniyor,
-meşruiyetini saraydan alan bir işbirlikçi intibasıyla milyonların ahını/bedduasını alıp kendine hain dedirttirmeyi başarırken sadece Türk siyasi tarihine bu unvanla geçmeyi başarmakla kalmıyor, 
Belki de Dünya siyasi tarihinde 
-iktidar adayı bir partiyi işlevsiz hale getirme bağlamında- bir ilke imza atıyor. 
...
Gelinen noktada tarihe yargı darbesiyle
-işbirlikçi/cuntacı bir kumpasla-
 partisini işgal eden/ettiren bir butlan unvanıyla geçerken,
Siyaseten tükenmişliği saymakla bitmese de tüm bunların ardından; 
-kendi haricinde ahlak ve arınma çağrıları ile
namuslu/dürüst olarak pazarlanmaya/ tanımlanmaya devam edilse de
İşbirlikçileri dışında toplumda kitlesel bir karşılığı bulunmuyor.
-istenmediği/sevilmediği yere sarayın desteğiyle işgal edasıyla gelme çabası ve siyaset baronluğuna soyunması ile kendini nefret/utanç abidesi olarak tescilletiyor.
...
Sonuç olarak; bu topraklarda ihanet hiç bitmez.
Etki ajanları hiç eksilmez.
Siyasi meftadan medet uman işbirlikçiler.
kişiliksiz/kimliksiz/fırsatçılar her daim olacaktır. 
Duruşu/tavırları/yaptıkları bağlamında tarihe yansıyan işte bunlar! 
Gafletmi/ delaletmi/ hiyanetmi/ ihanetmi? 
Nasıl addederseniz öyle addedin!
(06. 06. 2026)
Remzi Koçöz 
Bu sitede yayınlanan her türlü ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, her tür fikri mülkiyet hakkı , tarafıma aittir.
Kaynak götermeden kullanılamaz