“Özgürlüğünde/Eşitliğinde/Adaletinde Kaynağı Ulusal Egemenliktir.
Egemenlik, Kayıtsız Şartsız Milletindir!”
2 yıl öncesinde 2024 sonbaharında başlatılan ve ülkenin üst gündemi haline getirilen
"Terörsüz Türkiye, Çözüm/Barış Süreci" söylemlerinin ardından,
Türkiye’nin ulus/üniter devlet yapısını tartıştıranlardan öte
-Meclis gruplarından Tv oturumlarına toplumu hipnotize edercesine-
Türkiye devletinin tapusu olan Lozan Antlaşmasını ve Cumhuriyetin kuruluş güvencesi olan 1924 anayasasını inkar eden ve de binlerce insanın katlinin baş sorumlusu olan terör örgütü liderini,
"Barış/Demokrasi havarisi/elçisi" olarak kutsayanlar ve tartışanlar açısından da bir akıl tutulması yaşanırken,
“Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak da nitelendirilen bu 2. Açılım sürecinde;
Terör örgütünün, fesih/silah bırakma kararı (Mayıs 2025) ve göstermelik silah yakma töreni (Temmuz 2025) ardından, TBMM çatısı altında (Ağustos 2025) oluşturulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” tarafından sürece ilişkin durum raporlaştırılır (Şubat 2026).
Söz konusu 110 sayfalık rapor 6 ay sonra -siyasi operasyonlar/gelişmeler gölgesinde- kamuoyunda pek tartışılmadan, toplumsal uzlaşma sağlanmadan, İmralı adası sakiniyle yapılan görüşmeler ardından “Çerçeve Yasası” olarak nitelendirilen ve iktidar saiklerince hazırlanıp Meclise sunulan (5 Ağustos 2026) 10 maddelik "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” Teklifi, ilgili Adalet komisyonundan 24 saati doldurmadan hızlıca geçirilip, TBMM genel kuruluna gelirken, sözkonusu Çerçeve Yasasının, 10 Ağustos günü oylanması bekleniyor.
Ne tesadüf ki hem de 106 yıl önce ölüm fermanı olarak Osmanlı’ya imzalatılan Sevr’in ve de ulusal kurtuluş savaşı ardından yeni Türkiye devleti tarafından Lozan’da tarihin çöp sepetine atılan Anadolu'nun bölge bölge paylaşılmasının sözde Haritasının yıldönümünde.
Gelinen noktada;
Türkiye Cumhuriyeti, ulus/üniter devlet yapısı bağlamında, bir bilinmezlik/çelişkiler sarmalında,
Emperyal bir çerçeve/çevrelenme kıskacında, BOP/BİP planları/projeleri kapsamında, bir oldu-bittiye mi sürükleniyor?
Tarih, emperyal oyunlara karşı duruşları/mücadeleleri not alırken,
Türkiye’nin geleceği ile ilgili son kararı vekiller değil,
ulusal egemenliğin kayıtsız/şartsız asli sahibi Türk Milleti verecektir…
(10/8/2026)
Remzi Koçöz
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder