Güvensizlik ve Toplumsal Çürüme...
Ülke olarak Toplumsal uzlaşının
-adalet/hoşgörü/nesnellik/istişare/ müzakere/tartışma/saygı/güven gibi-
demokratik ilke/argümanlarını unuttuk.
Siyasetçilerin/liderlerin/Yöneticilerin/Büyüklerin;
kin/öfke/nefret/kavga dilinin oluşturduğu
Toplumsal kutuplaşmayı/güvensizliği sokakta
-stk'lara-kadına/çocuğa/hayvana/çevreye-
şiddet olarak kanıksadık.
Şiddetin toplumsal huzursuzlukta
okullara yansıması kaçınılmaz olurken,
En zayıf halka olan çocuklar/gençler bu yaşananları tolere edemeyince
akran/ergen çatışması şiddete evrilmekte,
Sokaktan/sanal aleme/tv dizilerine çete/mafya ilişkileri ve silah kullanımının özendirilmesiyle
şiddet vahşete dönüşmekte.
Münferit/bireysel/olağan şeklinde geçiştirilecek şeyler değil.
Yaşananlar vahim!
Toplumsal travma niteliğinde yaşananların
Ailenin ve okulların ihmal/sorumluluğu ile
Ekonomik/sosyal/psikolojik etkenleri olacaktır.
Sonuç olarak oluşan güvensizlik ve yozlaşmanın varacağı yer ise toplumsal çürüme olacaktır.
(16.06.26)
Remzi Koçöz
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder