22 Mart 2026 Pazar

VECDİ SEYFİ TOPBAŞ

             VECDİ SEYFİ TOPBAŞ

-Onurlu Bir Yaşam Öyküsü: Bir Hukuk Adamı Ardından-

 Vecdi Seyfi Topbaş; 1952 Adana/Ceyhan/Camuzağılı doğumlu, 4 çocuklu bir çiftçi ailesinin en büyük çocuğu olarak 1975 yılında İstanbul Hukuk Fakültesinden mezuniyeti sonrası, Mersin’de öğretmen olan ayni köylüsü/komşusu Mesiha hanımla 1977’de yaşamını birleştirecektir.

Hakimlik stajı/askerlik sonrası kura ile ilk görevine Ağır Ceza üyesi bir hakim olarak 1980’de başlayıp Adalet ordusuna hakim olarak hizmet verirken Türkiye’nin farklı bölge/il/ilçelerinde görev yapacaktır. 

(Mardin, İsparta/Sütçüler, Urfa/Bozova, Bitlis, Konya/Ereğli, Samsun, İstanbul/Anadolu/Üsküdar adliyeleri...) 

2010 referandumu ardından HSK yasası değişikliği sonrasında Samsun Ağır Ceza reisi olarak taşradan HSK üyeliğine seçilmesi zorda olsa tepki olarak bağımsız aday olacak, Ankara’ya istişare için geldiğinde de kendisine destek olacaktık. HSK değişimi sonrası FETÖ ekibince ilk kıyıma uğrayanlardan biri olarak 2011 yılında İstanbul/Üsküdar adliyesine sürgün niteliğinde tayin -eşinin özel okulda öğretmenlik yapması nedeniyle- aile düzenini sarsacaktı. İstanbul’daki görev sürecinde evini götürmeyip 3-4 yıl kadar dayanacak, yaş haddini beklemeden 2015 yılında erkenden emekliliğini isteyerek, kısa süreli avukatlık deneyimi sonrası 2016 gibi yeniden Samsun’a dönecektir.

Kızları Dicle’de 2014 yılında hukuk fakültesini bitirip avukatlık-evlilik ardından 2018 yılında babasının bıraktığı yerden başlayıp 2019’da Hakim olarak atanırken, Topbaş ailesi olarak Yiğit – Baran isimli 2 torun sahibi olacaklardır.

Mesleki yorgunluk dışında kendisinden küçük 2 erkek kardeşinin çok erken kaybı ardından emeklilik günlerinde ardarda babası (2015), kızkardeşi (2018), Annesinin (2020) kaybı da onu ister istemez derinden üzecektir. Emeklilik sonrası kanser tedavisini olumlu bir seyirle sürdürürken bu kez kalbi onu zorlayacaktır. Nihayetinde bu yorgunluğu kaldıramayacak, -uzun yıllar görev yaptığı Samsun’da 13 Mart 2026 gecesi kalp yetmezliğinden yaşamını yitirirken, 14 Mart günü Ceyhan/Camuzağulu köy mezarlığında ailesi yanına toprağa verilecektir.

Gerçekten kendi görev sürecinde (22031 sicilli bir hakim olarak) yargı camiasında hem kararları hemde duruşuyla örnek gösterilebilecek ve ilkler arasına girebilecek nitelikte olduğu meslektaşlarınca dile getirilen; bilgili/donanımlı/namuslu/yurtsever bir hukuk insanıdır. Makama/maddeye tamah etmeyen, çıkarsal ilişkileri/siyasi beklentisi olmayan, onurlu bir yaşam öyküsü.

Dile kolay değil 35 yıllık (1980-2015) yargıçlığının büyük bir bölümünde -1989-2011 yılları arası (Bitlis 1989-92) (Konya/Ereğli 1992-98) (Samsun 1998-2011) 22 yıllık bir süreçte- Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak yargı tarihinde takdire şayan büyük bir liyakat örneği oluşturuken, 22 yılın 13 yılı Samsun Ağır Ceza Reisi olarak O’nun meslek yaşamında bir başarı nişanıdır.

Ve bu amansız ayrılık beni 39 yıl öncesine dostlukların başlangıcına götürecekti!…

1987 yazında Çanakkale ilinden ilk şark görev yerim olan Şanlıurfa/Bozova ilçesinde karakol amiri olarak başlayıp 1988 itibariyle ilçe emniyet amirliğine bakacaktım. Bu süreçte doğal olarak mülki/adli/askeri birimlerin amirleri ile tanışacak, iletişim geliştirecektik

Hakim/savcılarla görev gereği görüşmelerimiz yanında adliye lojmanının emniyet hizmet binası lojmanı ile bitişik olması nedeniyle mesai sonrası da ister istemez diyalog ve görüşmelerimiz daha samimi bir seviyeye ulaşacaktı.

Polis Enstitüsünde Ankara Hukuk fakültesinin duayen hocalarından teorik olarak hukuk dersleri alsak da aslolan uygulamada öğreneceğimiz çok şeyler olacaktı. Urfa/Bozova biryerde mahrumiyet bölgesi. Mevzuat açısından ulaşabileceğiniz kaynak sınırlı. Özellikle canlı kaynak olarak Hakim beyden çok şeyler öğrenecektim. Tabiki sadece mesleki bilgi değil; duruş/kararlılık/tevazu/bilgelik. İstisnasız duruşması olmadığı günlerde kaymakamlık asayiş toplantısından erken çıkıp adliyedeki odasına uğrar, gündüzleri mesleki konularda akşamları ise sosyal/kültürel konularda uzun uzadıya sohbetlerimiz olur.

Bozova İlçe öğretmenevindeki Briç karesine girip, genelde Hakim Vecdi beyle ortak olurken, rakiplerimiz ise kaymakam Nurettin Yücel ile hakim Fadime hanımın öğretmen eşi rahmetli Bektaş Binboğa veya ilçe tarım müdürü olurdu. Vecdi beyin oyunlardaki sakinliği ile bizlere örnek olur, oyun masamızın bir ağırlığı olurdu. Hakim Vecdi Bey ile akşamları uzun yürüyüşlerimize arada Bektaş Bey eşlik ederken, 1989 Martında ilçeye kuradan yeni atanan hakim Halil Sezai Bilen’de bizlere katılacaktı.

Bazı akşamları bizim hizmet binamızın altındaki lokalde pinpon oynuyor, bazen onların kamelyasında ailelerle birlikte oyun ve piknikvari çay sohbetlerimiz olur, bayram/seyran/mevsim durumuna göre evlerine davet ederler.

Resmi heyetlere/etkinliklere eşlik etme yanında, haftasonu/tatil günleri Atatürk barajı dışında, Urfa merkez, Akçakale/Harran gibi ilçelere ailece gezilere beni de dahil ederler. (Vecdi beyin Isparta/32 plakalı beyaz Reno 12 otomobilinin ön koltuğu neredeyse bana tahsisliydi.)

Bozova ilçesine Ata İnşaat tarafından kazandırılan kütüphanenin en büyük müşterilerinden biri ben, biri savcı Şükran hanım, bir diğeri de Hakim Vecdi bey olurken, aramızda kitap değişimi de yaparız. Kütüphane/kitaplar bir yerde bizim kültürel dostluklarımızı da pekiştirecektir.

 1989 yerel seçimleri ve Adalet Müfettişi…

1989 Mart yerel seçimleri ilçede çekişmeli geçerken Vecdi bey, ilçe seçim kurulu başkanı olarak bizlere yardım/katkı sunarken, başımıza iş almadan o cendereden çıkmamızda kolluk olarak bizlere büyük bir destek sağlayacaktı. (Çünkü ilçenin bir önceki seçimlerinde 3 kişi siyasi saikle yaşamını yitirmiş, ilçe emniyet teşkilatı olarak bu seçim sürecinde; giriş-çıkışları kontrol/arama/konvoyları yakın takip gibi işi sıkı tutarak kanlı bir olayın yaşanmasına izin vermemiştik.)

Seçimlerin ardından adliye/icra müdürünün zimmet suçlamasıyla tutuklanmasının ardından,  hakim/savcılar hakkında bakanlığa şikayet mektupları gitmiş. İlçeye            soruşturma için gelen Adalet Başmüfettişi çay sohbetine çağırıp ardından ifademe başvurmuştu. Tabi benim dışımda birkaç daire amiri ve esnaftan kişilerinde benzer şekilde ifadesine başvurmuştu.

Hakim/savcılarla ilgili isim isim; “Hakim Vecdi bey arabayı nasıl aldı? ……. bey arabayı nasıl aldı?

……. hanım barajda bedava yemek yiyormu? ……. hanım müzik setini nasıl aldı?”

Adalet Müfettişinin bana sorduğu sorular bunlardı. Ben bu sorulara cevap verirken hicap duymuştum. Kendileriyle 1,5 yıla yakın görev yapmış, yekinen tanıdığım saygın hukuk insanlarına böyle ipe-sapa gelmez suçlamaların -adliye personelinin tutuklanması sonrası- yapılması zaten işin çamur at izi kalsın minvalinde tezgahlandığı sonucuna varacaktır. Müfettiş raporu sonucunda bir şey çıkmaz. Ama o süreçte ister istemez sıkıntılı günler yaşanırken, soruşturma geçiren hakim/savcıların pamuk ipliğine bağlı olan görevleri bağlamında gururları incinmiş/kırılmış olur.

Bozova’ya veda ve Aile dostluklarımız…

O dönem ilçe savcısı olan Şükran hanımla duygusal yakınlaşmamızın ilçeden ayrıldıktan sonra evliliğe dönüşmesinin ilk tanıkları ailece Vecdi Beyle Mesiha Hanım olacaktı. 1989 yazında Şükran hanım Denizli/Güney savcılığına atanırken benim de tayinim Yozgat iline çıkar. Ben, İlçe ve Urfa teşkilatı ile vedalaşarak son gece Vecdi beylerin misafiri olurken, haftasonu için memleketlerindeki (Adana/Ceyhan) yakınlarının düğününe davet edilirim. Ertesi gün Urfa’dan Gaziantep’e geçip Ankara’da öğrenciliğimizde ayni evi paylaştığım arkadaşıma (merhum endüstri mühendisi Cuma Delioğlu) 1-2 günlük ziyaret sonrası, Adana’ya Ceyhan ilçesi Büyük Camuzağılı köyüne Vecdi-Mesiha Topbaş ailesine misafir olur, aileleleri/yakınlarıyla tanışma nişan/düğün eğlencesi derken, 1-2 gün kadar Ceyhan çevresini ve Erzin ilçesini gezeriz.

Bizim savcı Şükran hanımla nişan/evlilik aşamasında onların tayinleri Bozova’dan Bitlis’e çıkınca nikahımıza katılamayıp, yaz tatilinde Denizli/Güney ilçesinde - daha kucakta olan kızları Dicle ile- bizleri ailece ziyaret edeceklerdir (1990).

Bizler 2. Şark görevi için Erzurum’da iken bir tatil dönüşü Samsun’da onlara misafir olurken (2000), Onlar da Erzurum’da bizi ziyaret ederler. Şark görevi bitimi 2003 sonrası Ankara’da iken daha sık görüşme fırsatı buluruz.

2013-2014 yıllarında İstanbul’a gittiğimizde ailece kendisiyle Üsküdar adliyesindeki görüşmemiz görev günlerindeki son ziyaretimiz olur.

Vecdi beyle en son Samsun’a görevli/müfettiş olarak gittiğim 2018 Temmuzunda yüzyüze görüşecek, akşam yemeğinde buluşup hasret giderecek, anılar dağarcığında güne/gündeme ilişkin sohbetimiz uzayınca Ankara’ya dönüş uçağını kaçırıp otobüsle dönecektim.

2019 yılı emeklilik sonrasında zaman zaman telefonla görüşürken, whatsap üzerinden güne-gündeme ilişkin paylaşımlarımız olacaktır. En son 2026 şeker bayramının ilk günü gündüz iyi bayramlar mesajıma akşam gelen “Kıymetli babamı kaybettik” mesajı (ayni esnada Bozova’da birlikte görev yaptığımız hakim Halil Sezai beyden telefonla öğrenmemiz) bizi ailece derinden üzecektir.  

Topbaş ailesi aile büyüklerini/kıymetlilerini, biz ise Koçöz Ailesi olarak bir görev/meslek büyüğümüz yanında candan/duayen bir ağabeyimizi kaybetmenin üzüntüsünü yaşarız.

Yaşam bir şekilde hepimiz için sonlanacak.

Sonraya kalanlar açısından bir döngü devam ederken;

Akıp giden hayat yakınlarımızı/arkadaşlarınızı/dostlarımızı alıp sonsuzluğa götürürken,

En çok da sevdikleriniz ile sınanıyor;

Bu noktada hayatın acımasızlığı ile yüzleşiyor,

Hoş sada dışında gerisi boş diye düşünüyorsunuz.

Bu bağlamda sonsuzluğa göçen adalet timsali örnek bir hukuk adamı

ve Atatürk/Cumhuriyet sevdalısı,

Sevgili Ağabeyimiz, Vecdi Seyfi Topbaş’a;

Ailece Allah'tan rahmet dilerken, ailesi/yakınları/sevenleri/dostları/meslektaşları

ve de Hukuk camiasına başsağlığı/sabırlar diliyoruz.

Toprağın bol, ışıklar yoldaşın olsun Sevgili Ağabey...

(Ankara / 22 Mart 2026)

 Remzi KOÇÖZ








 

 

 







Hiç yorum yok:

Bu sitede yayınlanan her türlü ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, her tür fikri mülkiyet hakkı , tarafıma aittir.
Kaynak götermeden kullanılamaz