Hakkı’nın Hakkı da hakkı varmış,
Hakkı Hakkı’dan hakkını istemiş,
Hakkı Hakkı’nın hakkını vermeyince,
Hakkı Hakkı’daki hakkından vazgeçmeyip,
Hakkı Hakkı’nın hakkından gelmiş.
HAK/HAKKANİYET/HAKLI/HAKKI...
Tam 35 yıl öncesinden
1990'lardan bir tekerleme.
İlkokul 3. sınıf bir yeğenimizden,
Belki kendisi unutmuştur.
Bazı tekerlemeler insanın aklında kalır,
-5 dize içinde kaç hakkı vardır, bunların kaçı Hakkı’dır-
Bazısı insanın aklını alır.
Hepimiz birer Hakkı’yız,
Alacaklı olduğumuz /borçlu kaldığımız,
Hakkılar olmuştur.
Kimimiz hakkını almış,
Kimimiz alamamış,
Haklı iken
Haksızlıklar yaşamışızdır.
Allah’ın bir adı da 'Hak'tır,
'Hakikat' ve 'Hukuk'da
'Kul Hakkı'da 'İnsan Hakları'da
Hak kavramından türemiştir.
Sonuçta, Toplum olarak;
Kul hakkını hiçe saymakta,
Hakkı’nın hakkını vermemekte,
Herdaim kendimizi haklı görüp,
Haksızlık yapmakta emsalsiziz.
En çok da
-Saltanatları/iktidarları uğruna
Dokunulmazlık güçleri/zırhları arkasında
Yargısız infazlarla yaratılan-
Adaletsizlikler/zulümler karşısında;
Hakkı olanın hakkını,
Haklıların hakkını,
Hakettiklerini hakkınca,
Verebilmek vede
Haklarını gözetebilmek/savunabilmek
Yada haksızlıkların karşısında
Durabilmek yürekliliğiyle,
Hakkın yanında
Hakkaniyetle kalın…
(30 Kasım 2025)
Remzi Koçöz
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder