-Bir Kolejli Ağabeyin Ardından-
Hasan Dalda (1960), 1974 yılında polis koleji girişli, Kolej-Enstitü öğrencilik günlerimizde 1980 yılına dek 5 yıl aynı kampüsü paylaştığımız bizden 1 dönem önce bir ağabey. Kaba kuvvetten hoşlanmayan, insancıl, sevecen, güleç yüzlü, esprili, yanlışa yanlış diyebilen dobra bir kişilik.
Onunla ayni kadroda yollarımız kesişmezken, yıllar sonra 2003 yazında Ankara’ya dönüp EGM kadrosunda göreve başladığımda Ankara il emniyet kadrosunda görev yapması nedeniyle zaman zaman toplantı vb etkinlikler çerçevesinde karşılaşmamız/görüşmelerimiz olur.
O, emniyet orjinli bir ailenin 5. bireyi olarak; Dayıları Ahmet Nişancı (12.Dönem/1962), emniyette sivil memur olan Zuhal ablasının eşi Muzaffer Özbayrak (14.Dönem/1964), ağabeyleri İbrahim Yıldız (11. Dönem/1961) ve Yusuf Vehbi Dalda (18.Dönem/1968) ardından ailenin en küçüğü olarak Hasan Dalda (27.Dönem/1977) polis koleji ailesine dahil olur. Dayı-Abla-Enişte-Abi-Kardeş olarak geniş bir yelpazede emniyet teşkilatına aydınlık yüzler olurlar.
Kolejin aykırı çocuğu olarak hayata sol pencereden bakan, kendini devrimci olarak tanımlayan, sistemle barışık olmayan muhalif yapısıyla, 12 Eylül 1980 darbesinin acımasızlığıyla meslekte git-geller yaşayacak, yargısal kararlarla dönüşler yanında terfilerini de gecikmeli olarak alacaktı.
O, Polis Koleji/Enstitüsü aidiyetine, zeki/çalışkan yapısıyla Hacettepe Üniversitesi aidiyetini de eklerken, bilgi dağarcığı yanında özgüveni de yüksekti. Tv bilgi yarışmalarında finallere kadar yükselen iddialı bir katılımcıydı. Boş zamanlarında Briç oynama tutkusu hep devam edegeldi. Adrenalini dünyanın farklı diyarlarına seyyah olarak taşırken denizaltında da keşfe meraklıydı. Yaşamı boyunca aktivist yapısıyla hep muhalif kalırken emeklilik sonrası yazı/paylaşımlarımın üşenmez takipçisi idi.
Mart ayı başında geçirdiği beyin travması/kanaması ardından kaldırıldığı hastanede yaklaşık 40 günlük yaşam mücadelesinde 11 Nisan günü yenik düşerken; -50 yıl öncesinden gençlik günlerinden tanıdığınız, kolej aidiyetiyle ortak bağlar kurduğunuz bir insanın- aramızdan ayrılması ister istemez bir burukluk /hüzün oluşturacaktı.
O’nun Ankara’daki son yolculuğunda, Karşıyaka mezarlığı bir kolej buluşmasına tanık olurken, aile yakınları yanında kolejden ağabeyleri/arkadaşları/kardeşleri, meslektaşları ve sevenleri onu sonsuzluğa uğurlayacaktı.
Hasan Ağabeyimize; Allah'tan rahmet,
Ailesi/yakınları/sevenleri/dostları/meslektaşları ve de Kolej camiasına başsağlığı/sabırlar diliyorum.
Toprağın bol, ışıklar yoldaşın olsun sevgili Ağabey...
(13 Nisan 2026)
Remzi KOÇÖZ

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder