'Halkın hizmetindedir bizim bütün benliğimiz şiarıyla;
Hakkın/Haklının/Hakkaniyetin yanında duran,
Hükümetlerin/Siyasetin Kapıkulu olmayan
Cumhuriyet'in koruyucularına...'
10 NİSANLAR…
-1976’dan 2026’ya 50 Yılın Anısına-
10 Nisanların benim gibi polis koleji ailesine dahil olanlar açısından farklı bir önemi vardır.
-1975 yılında kolej ailesine dahil olmakla birlikte-
1976 yılının 10 Nisanın da ilk kez bir törende resmi geçit kortejinde görev alırken, bu görevlendirmeler kolej sonrası enstitüden mezun olduğum 1982 yılına dek süreklilik arzedecekti. Bu benim açımdan büyük bir heyecandı.
(7 yıl boyunca 10 nisanlar gibi 19 mayıs/29 ekim etkinliklerine de dahil olmuştum.)
Mezuniyet sonrası küçük rütbelerde yine tören kolunda yer alırken amir/müdür rütbelerinde ise tören organizasyonlarında düzenleyici/konuşmacı konumunda bulunacaktım. En son 2003 yılı 10 Nisanında Erzurum emniyet md olarak il düzeyinde bir polis haftasının düzenleyicisi olmuştum.
2004 yılı sonrasındaki 15 yıllık görev sürecinde EGM karargah görevinde (APK/Teftiş Kurulu) olmam nedeniyle 10 Nisanlara yazılarım ile katkı sağlarken, emeklilik sonrası (2020) ise artık tribünde seyirci olsak da yüreğimiz farklı atacak, geçmiş günleri yad edecek, 10 nisanlara ilişkin albümlere göz atarak nostalji anlamında video/sunular oluşturacaktım.
2026 yılı 10 Nisanında ise tarihsel bir dönüm noktası olarak
-benim açımdan 50 yıl, Cumhuriyetin ise 100 yılı geride kalırken-
Emniyet Teşkilatı daha da büyüyerek/gelişerek 350 binlere ulaşsa da kendi personel yasasına kavuşamamış verilen sözler havada kalmıştı. Türkiye’nin köklü bir kurumu olmaktan öte siyasetin gölgesinde bir kurum olmaktan kendini kurtaramayacaktı.
Gelinen noktada;
Kolej ailesinin bireyleri olarak, 10 Nisanlar geçmişe özlem dışında artık eskisi gibi bir kuruluş günü/bayram havasında olmayacaktı.
Atatürk/Cumhuriyet ilkelerine bağlılık, hukuk/adalet/hakkaniyet çerçevesinde;
kurumsal hafıza/teamül/vefa/saygınlık/değerler bağlamında,
-Koleji’nin kapatılarak geçmişle gelecek arasında-
aidiyet/kimlik bağının yok edilmesi bir kaygı/burukluk oluşturmakta.
Demokratik/Laik/Sosyal/ Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası için çok büyük sorumluluk yüklenmiş ve Ulusumuzun huzuru/refahı/canı/malı gibi kutsal değerler için;
canlarını veren aziz şehitlerimiz ve yaralanan kahraman gazilerimizi saygıyla anıyor, teşkilatın bu günlere ulaşmasında emeği geçenleri minnetle yad ederken, tüm emeklilerimiz ile halen görevi başında gece/gündüz/sıcak/soğuk/mesai demeden özveriyle çalışan tüm meslektaşlara aileleri ile birlikte esenlikler temennisiyle, sağlıklı günler diliyorum.
Saygı, sevgi ve selamlarımla…
(Ankara /10 Nisan 2026)
Remzi KOÇÖZ