“Toplumda kültür yok. 200 küsur üniversite var ama, hoca yok, cehalet kurbanı olarak devam ediyoruz, vasatlık her yerde. Bir kültürün birikmesi, bakkaldan mal almaya benzemez. Kentli olmak, kente her taşınanın kentli olduğu anlamına gelmez. Kentli olmak, çağdaş uygarlığı bütünüyle olmasa bile, biraz anlamış olmak demektir.”
(Prof. Doğan Kuban)
-Bir Konu, Bir Olay ve Bir Ölüm-
25 Kasım 2025 günü yaklaşık 2.5 ay kadar önce Tüvtürk Ankara/Eryaman istasyonunda 3 yaşına giren aracımın ilk muayenesi sonunda "arka sağ emniyet kemerinin aktif olmadığı şeklinde" ağır kusurlu olunduğu mesajı telefona geldiğinde ister istemez canım sıkıldı. Arka sağ koltuğa kabanımı bırakmıştım. Bagajı açıp stepneyi kontrol eden çalışanın kabanı kaldırıp emniyet kemerini görmemesi mümkün değildi.
Aklıma muayene öncesi yaşananlar geldi.
...
O gün muayene için sıramızı beklerken 1 araç kala bizim kulvar durur. Benim gibi arka sıradakiler niçin bekletildiğimizi öğrenme yanında çalışanlara pratik yolu söylememize rağmen bildiklerini uygularlar.
-önümde benimle yaşıt 60 model özel/opel otonun arka bagaj kapağını açmak için değişik anahtarlarla/elle-levyeyle /çekiçle vurarak15 dk kadar uğraş verilsede bagaj açılamayip-
sonunda bizim söylediğimiz noktaya gelirler, araç yan boşluğa alınıp bizlere sıra gelir. Ancak muayene sonucunda bana ve arkamdaki kişiye ağır kusur raporu verilmesi duygusal bir algı oluşturacaktı.
...
Duruma itiraz bağlamında;
Aracı muayene eden kişi kulvardan ayrıldığından
Kulvarda çalışanların sorumlusu olduğunu söyleyen kişiye raporda bir yanlışlık var diyerek aracın arka sağ kapısını açıp, bakmasını istediğimde; sorumlu kişi dışarıdaki araca bakamayacaklarını, yeniden işlem başlatıp tekrar muayene randevusu almam gerektiğini söyleyerek içeriye ayrıldı.
Muayene alanından ayrılıp ilk işlemleri yaptırdığım ofisteki çalışana söz konusu işlemle ilgili sorumlu/yetkili bir kişi sorduğumda son görüştüğüm kişiye yönlendirince;
Yaşımız/Yaşam tecrübemiz gereği;
söz konusu işyerinde işlerin otomasyona bağlanıp sorun çözecek muhatap olunabilecek bir ilgilinin bulunmadığı kanaatiyle;
Nalet olsun/ya sabır diyerek,
yeniden basvuru/randevu/sıra derken 3 saat daha zamanımızı heba ederek, mesai bitmeden işlemleri sonuçlandırabildik.
Anlayacağınız kendi kendime telkinle uyma çoluk çocuğa diyerek istasyondan ayrıldım.
Tüvtürk'e yazarım/iletirim düşüncemden de birşey çıkmaz duygusuyla unutmaya dönüşür.
Bu ve benzeri olayları günlük yaşam içerisinde çoğu insan farklı şekillerde yaşamakta, kimisi adliyelik/hastanelik boyutlara kimi de bir hiç uğruna istenmeyenle sonuçlanmakta.
Tıpkı geçen hafta 2 Şubat günü yaşanan bir ölüm olayı gibi..
...
Ankara/Yenimahalle/İvedik TüvTürk araç muayene istasyonunda aracını rutin muayene kontrolü için götüren kişinin (polis me. Melih Okan Keskin) muayene işlemine itirazı sonrası
(Tüvtürk çalışanının yumrukla karşılık vermesi ardından diğer çalışanların topyekûn kişiyi linç etme girişimi) yaşananların kişinin ölümüyle sonuçlanması akıl tutulması olarak nitelenebilecek ibretlik bir vaka.
Öncelikle ortada haberlerde yazıldığı gibi olay bir kavga/darp değil 1 kişiye çok sayıda çalışan tarafından linç girişimi.
Bir güvenlik personeli olarak böyle bir zorbalıkla karşılaşabileceğini ummamış silahını çek(e)memiştir. Ve sonrasında beyin kanaması sonucu ölümü ise çok acı olmuştur.
Ailesi/sevenleri/yakınlarının başı sağolsun.
...
Özellikle büyük kentlerde;
bu ve benzeri durumlarla bir şekilde/sebeple
-sokakta/markette/okulda/stadta/
salonda/trafikte/hastanede-
öfkenin kontrolsüz şiddete dönüşmesi şeklinde;
ve bu tür olaylarla her an/ heryerde/herkesin karşılaşabilmesi yüksek bir olasılık.
Bunlar biryerde bilinçsiz ani öfke patlamaları,
Kontrolsüz güç haline dönüşmüş gruplar.
Yan/düz/niye baktından tutunda
Davranışınızdan/konuşmanızdan anlam,
Her türlü durumdan kendine vazife çıkaran
bir paranoya; psiko/patolojik bir ruh hali.
Hakkınızı aramanız/sorgulamanız durumunda da hakaret/şiddet gibi ne tür bir davranışla karşılaşabileceğiniz belirsiz.
Her an dikkati elden bırakmamak,
Aklınıza mukayyet olmak,
Sağduyulu kalabilmek ne derece mümkün!
-Zaten günlük yaşam koşuşturmacasinda sağduyu/hoşgörü/saygı/sevgi gibi değerleri unuttuk.
-Büyüğünden küçüğüne/
okumuşundan okumamışına/
gencinden yaşlısına/
kadınından erkeğine-
Akıl/izan yerine içgüdüleriyle hareket eden,
öfkenin kontrolsüz şiddete dönüşmesi şeklinde;
ve bu tür olaylarla her an/ heryerde/herkesin karşılaşabilmesi yüksek bir olasılık.
Bunlar biryerde bilinçsiz ani öfke patlamaları,
Kontrolsüz güç haline dönüşmüş gruplar.
Yan/düz/niye baktından tutunda
Davranışınızdan/konuşmanızdan anlam,
Her türlü durumdan kendine vazife çıkaran
bir paranoya; psiko/patolojik bir ruh hali.
Hakkınızı aramanız/sorgulamanız durumunda da hakaret/şiddet gibi ne tür bir davranışla karşılaşabileceğiniz belirsiz.
Her an dikkati elden bırakmamak,
Aklınıza mukayyet olmak,
Sağduyulu kalabilmek ne derece mümkün!
-Zaten günlük yaşam koşuşturmacasinda sağduyu/hoşgörü/saygı/sevgi gibi değerleri unuttuk.
-Büyüğünden küçüğüne/
okumuşundan okumamışına/
gencinden yaşlısına/
kadınından erkeğine-
Akıl/izan yerine içgüdüleriyle hareket eden,
Cinnet hali,
Kuralsız/pişkinlik hak getire,
Bir anomali toplumuna dönüştük.
Her an kavgaya hazır,
İnsanlar burunlarından soluyor,
Kimseye birşey sormaya gelmiyor,
Memur/görevli yüzünüze bile bakmıyor,
Sorun çözme yerine öteleyerek,
Amca/dayı git işine gibi cevaplar.
Toplumsal travma/çürüme/yozlaşma
ne derseniz deyin!
Sonuçta gelinen nokta;
Sağlıksız/huzursuz bir toplum!
Neden / Niçin?..
(Ankara/10. 02. 2026)
Remzi Koçöz